27 Ekim 2020 Salı

Faydalı 2 web sitesi



         

Zaman Üzerine...

Zaman... Sevdiklerinle birlikteyken su gibi akıp giden; ama olmak istemediğin yerde, yapmak istemediğin şeylerle uğraşırken bir türlü geçmek bilmeyen zaman. Dünyayı saran o büyük salgınla birlikte hayatı dört duvar arasına sığdırdığımız o uzun dönemi hatırlıyor musunuz? O süreç bize aslında neler öğretti?

Kameraların arkasına geçip uzaktan çocuklara ders anlatmaya çalıştık. Ya da çocuklarımızdı ekranın karşısında, dinlemeye çalışan. Teknoloji birçok engeli aşıyor gibi görünse de hâlâ aşamadığı şeyler var. Bunların en başında da sosyalleşememek geliyor. Hem yetişkinler hem de çocuklar için bu büyük bir eksiklikti. Görünen o ki önümüzdeki günlerde de bu durumun etkileri devam edecek.


Kötü müydü her şey?

Elbette hayır. Her zorluk gibi bu süreç de bazı iyi şeyleri beraberinde getirdi. Örneğin, eğitimde ortaya çıkan eşitsizlikleri bir nebze olsun azaltmak için gönüllü dernekler faaliyete geçti. Bunlardan biri de Okul Destek Derneği.
Dernek, yalnızca devlet ortaokullarındaki çocuklara destek olmayı hedefliyor ve internet üzerinden matematik ile fenderslerinde gönüllü öğretmenler aracılığıyla ücretsiz dersler veriyor. Şimdilik sadece iki ders var ama ülkenin dört bir yanından katılım mümkün. Katılmak isterseniz “ogrenci-kayit” linkine tıklamanız yeterli. Eğitimler tamamen online, dolayısıyla bulunduğunuz yerin hiçbir önemi yok. Bilmeyenler olabileceğini düşünerek paylaşmak istedim.


Evde Kalmanın Getirdikleri

Evde kaldığımız dönemde bazı kurumlar da arşivlerini halka açarak süreci kolaylaştırmaya çalıştı. Örneğin, TÜBİTAKtüm dergilerini ücretsiz erişime sundu. Ama bahsetmek istediğim asıl site Oxford’a ait:
👉 https://home.oxfordowl.co.uk/reading/free-ebooks/

Bildiğiniz üzere İngilizce kitaplar oldukça pahalı. Hele ki döviz kurları bu kadar yüksekken, bu tür kaynaklara ulaşmak iyice zorlaştı. Fakat Oxford Owl sayesinde ücretsiz üye olup kitapları çevrimiçi okuyabiliyorsunuz.
Üstelik çoğu kitabın sesli okuma özelliği de var. Sayfanın sol alt köşesindeki “play” tuşuna basarak kitabı dinleyebiliyorsunuz. Telaffuz konusunda eksiklik yaşayanlar için oldukça faydalı bir özellik. Ayrıca kitaplar yaş gruplarına göre sınıflandırıldığı için çocuğunuza uygun seçenekleri kolayca bulabiliyorsunuz.


Evdeki Misafirimiz

Bu yazının kapak fotoğrafında gördüğünüz kuşu da evde kaldığımız o günlerde sık sık ziyaretimize geldiği için paylaştım. Ziyaretlerinden birinde çekmiştim. O sessiz günlerin en güzel yanı, doğayı yeniden duymak olmuştu. Kuş sesleri, rüzgârın uğultusu, sessizliğin içindeki huzur…
Bu küçük kuş bana hep “bekleyişi” hatırlatıyor.

Bekleyişlerimizin son bulduğu, yeniden özgürce nefes alabildiğimiz güzel günlerin gelmesini diliyorum.

Sevgiler... 💫

16 Eylül 2018 Pazar

Çabalamak...

Çabalamak, Mother of Little Girl

Hatalardan Öğrenmek: Çocuğuma Matematiği Nasıl Sevdirebilirim?

Geçtiğimiz günlerde, insanların sabit ya da gelişmeye açık zihniyete sahip olabileceğini düşünen bazı bilim insanlarının kurduğu YouCubed sitesinde bir video izledim.
Amaçları; gelişmeye açık zihniyetli çocuklar yetiştirmek isteyen ailelere ve eğitimcilere kaynaklar sunmak, rehberlik etmek ve elbette bu süreçten gelir elde etmek.

Bu videoyu izledikten sonra yeni eğitim-öğretim yılı başlarken sizinle biraz dertleşmek istedim.

Bir eğitimci ve aynı zamanda bir veli olarak en çok kafa yorduğum konulardan biri şu:
“Matematiği çocuğuma nasıl sevdirebilirim ve öğrenmesine nasıl yardımcı olabilirim?”

Videoda da vurgulandığı gibi sadece matematik değil, hayattaki tüm başarılar çaba ve tekrarın ürünü.
Ancak biz yetişkinlerin matematik konusundaki ön yargısı, sabit fikirliliği ve başarısızlık korkusu, çocukların bu alanda çabalamaya istekli olmasının önünde ciddi bir engel oluşturuyor.


Hollanda Deneyimi: Çabalamayı Öğrenmek

Dünyanın en mutlu çocuklarının yaşadığı Hollanda’nın eğitim sistemini, bir yıl boyunca hem veli hem de araştırmacı olarak deneyimleme şansım oldu.
Orada gördüğüm ve çok beğendiğim bir uygulamayı sizinle paylaşmak istiyorum.
Ama önce kendi sistemimize bir bakalım ki fark daha net ortaya çıksın.

Üniversitelerdeki matematik uygulama derslerinde genellikle öğretmen sınıfa gelir, önceden belirlenmiş soruları çözer ve öğrenciler onu izler.
Öğrenciler o sırada “Ben de yapabilirim” hissine kapılır ama çoğu zaman bu süreci bizzat deneyimlemez.
Sıra kendine geldiğinde ise ya anlamadığını fark eder ya da çok benzer bir soruyla karşılaşırsa yöntemi ezberden uygular.
Sonuca ulaşır, belki dersi geçer ama gerçekten öğrenmiş midir?
Yeni bir problemle karşılaştığında bu bilgiyi kullanabilir mi?
Burası belirsizdir.


Onlar Nasıl Yapıyor?

Hollanda’daki üniversitede gözlemlediğim sistem ise tamamen farklıydı.
Derse giriliyor, çocuklar doğrudan problemlerle uğraşmaya başlıyor.
Sınıfta bizim sistemimizdeki gibi bir asistan var ama o soruyu çözüp cevabı hazır bir şekilde sunmuyor.
Çocuk takıldığı noktada asistan yalnızca yönlendiriyor:
“Şu tanımı tekrar oku” ya da “Bu teoremi bir kez daha incele” gibi küçük ipuçları veriyor.

Sınıftaki herkes benzer bir noktada takıldığında öğretmen tahtada kısa bir açıklama yapıyor ama yine de çözümü vermiyor.
Sonuçta, öğrenci çabalayarak ve hata yaparak doğruya kendi ulaşmış oluyor.

Tam da YouCubed sitesinde Jo Boaler’in vurguladığı gibi:
“Hatalar, beynin geliştiği anlardır.”

Bir düşünün; okul hayatınız boyunca en iyi öğrendiğiniz şeyleri nasıl öğrendiniz?
Yaptığınız hatalardan öğrendikleriniz, ne kadar kalıcı oldu sizin için?
Benim için cevabı çok net.


Hatalara Sabırla Bakabilmek

Jo Boaler’e tamamen katılıyorum.
Ama iş kendi çocuğuma gelince…
Bir soruda hata yaptığında “öğrenmesi için güzel bir fırsat” demek yerine “bunu nasıl yapamazsın!” diye tepki verdiğim oluyor.
En kötüsü de, hatasını inceleyip doğruya ulaşması için yeterince zaman tanımıyorum.
Çünkü aklımda hep şu var:
“Bir an önce ödevini bitirsin de ben de biraz dinleneyim.”

Oysa ödev onun sorumluluğu.
Benim değil.
Her seferinde bu tür videolar izlediğimde ya da araştırmalar okuduğumda görüyorum ki;
Bilmek yetmiyor, uygulamak önemli.
Bilgiyi davranışa dönüştürmek gerçekten zor ama öğrenmenin asıl gücü orada yatıyor.


Hatalar Kaçınılmaz, Ama Gereklidir

İster öğrenci olalım, ister anne-baba, ister öğretmen…
Matematik, ebeveynlik ya da bambaşka bir konu fark etmez;
Hata yapmak kaçınılmaz ama bir o kadar da gereklidir.

O yüzden, hatalarımızdan ders çıkararak çabalamaya devam edelim ki çocuklarımız da bizden bunu görsün.

Dr. Bahar Eriş’in çok sevdiğim bir sözü var:

“Her çocuk kendi hızında ilerler, lütfen arkadan ittirmeyiniz.”

Yeni eğitim-öğretim yılı hepimize umut, sabır ve bolca öğrenme getirsin. 🌱

Sevgiyle kalın.

31 Temmuz 2018 Salı

Hoşça Kal...

Hoornseemer, motheroflittlegirl



Groningen’e Veda ve Yeni Başlayanlara Küçük Bir Mektup

Groningen’e veda etmek için geri sayımın başladığı şu günlerde insan en çok buradaki ilk günlerini düşünüyor. Bu nedenle, macerası yeni başlayan arkadaşlara seslenmek istiyorum.

İlk günler kendinizi yalnız hissedebilirsiniz.
“Acaba hata mı yaptım?” diye düşünebilirsiniz.
Belki de ilk hafta “Hadi dön.” diyen biri olursa, arkanıza bakmadan gidebileceğinizi bile sanabilirsiniz.
Ama merak etmeyin, geçecek.
Hatta ayrılık vakti geldiğinde, tıpkı benim gibi siz de üzüleceksiniz. O yüzden her günün tadını çıkarın. 🌸


Amsterdam’dan Groningen’e Yolculuk

Amsterdam’a geldiniz ve şimdi Groningen’e trenle geçmeniz gerekiyor.
İlk söylemem gereken şey şu:
“Bileti oraya varmadan ayarlayayım ama uçak kaçta iner, yetişir miyim?”, “Saati nasıl olmalı?” gibi sorular varsa aklınızda, hiç düşünmeyin. Çünkü burada tren biletleri sadece belirli bir saate bağlı değil; aynı gün içindeki herhangi bir saatte geçerli oluyor.

Grup biletleri oldukça uygun ama yeni düzenlemeler nedeniyle gruptaki kişilerin beraber seyahat etmesi zorunlu hale geldi. Dolayısıyla bu seçenek size her zaman uygun olmayabilir.

Hollanda’nın resmi tren şirketi NS üzerinden bilet almak çoğu zaman biraz daha pahalı. Bu nedenle aşağıdaki iki bağlantıyı düzenli olarak kontrol etmeniz, hem indirimleri hem de promosyonları takip etmek açısından oldukça faydalı olacaktır:

🔹 https://www.actievandedag.nl/categorie/ns-treinkaartjes
🔹 https://goedkooptreinkaartje.com/

Ayrıca bu sayfalarda da göreceğiniz üzere, bazı marketler zaman zaman uygun tren biletleri satıyor. Onları da takip etmeyi unutmayın.

Biletinizi aldınız, ve işte her şeyin başladığı, bir gün de biteceği o güzel tren istasyonundan “Merhaba Groningen!”dediniz.


Kalacak Yer ve İlk İşlemler

Eğer hâlâ kalacak yer bulamadıysanız bilin ki yalnız değilsiniz. Ev ararken faydalanabileceğiniz tüm sitelerin adreslerini daha önce bir yazımda toplamıştım. Göz atmak isterseniz:
👉 Groningen’de Ev Arama Çalışmaları

Evi tuttuktan sonra yapmanız gereken ilk iş, belediyeye kayıt olmak. Bu konudaki detaylı bilgileri de şu yazımda bulabilirsiniz:
👉 Groningen’de İlk Günler

Ayrıca, benim gibi ailenizle geldiyseniz, burada karşılaşacağınız birçok konuda fikir ve destek alabileceğiniz Facebook gruplarını mutlaka takip edin. Özellikle Amsterdam Anneleri ve öğrenci iseniz GUTSA sayfaları size çok yardımcı olacaktır.
Unutmayın, burada yalnız değilsiniz ve asla yalnız yürümeyeceksiniz. 💛


Ayrılık Zamanı

Ve işte… Her şeyin bir sonu olduğu gibi, bu yazının da sonu geldi.
Ayrılma zamanı geldiğinde bazı işlemleri tamamlamanız gerekecek. Bunların en önemlisi, belediyeden “deregistration” işlemi yapmak.

Eğer Groningen’deyseniz, https://gemeente.groningen.nl/emigration adresinden ayrılmadan 5 gün önce randevu alıp çıkış işlemlerinizi tamamlamalısınız.
Groningen dışında bir şehirdeyseniz, bulunduğunuz bölgedeki belediye üzerinden bu işlemi yapabilirsiniz.


Son olarak…
Eşim ve 2 ile 10 yaşlarındaki kızlarımla çıktığımız bu uzun ve öğretici yolculuk sona ererken, içimde buruk bir mutluluk var. Hüzünlü vedaların yaşandığı bu günlerde, Groningen’i ve burada tanıdığımız herkesi çok sevdik.

Hepinizi çok özleyeceğiz.
Yollarımızın tekrar kesişeceği başka bir zamana kadar, şimdilik hoşça kalın.
Ve unutmayın… Her son, bir başka güzel başlangıcın habercisidir.

Sevgiyle,
💌

6 Temmuz 2018 Cuma

Frambuazlı minik cheseecake

Frambuazlı cheesecake

Groningen’e Veda ve Frambuazlı Cheesecake 🍓

Zaman akıp gidiyor... Daha dün gibi Groningen’e gelişimiz.
Kaygılar ve bilinmezliklerle dolu, endişe yüklü günlerden; keşfedildikçe tanıdıklaşan, tanıdıkça sevilen ve huzur veren bir arkadaşa dönüştü bu şehir bizim için.

Bir sürü anlam yüklediğimiz, bir sürü anı biriktirdiğimiz bir yer oldu Groningen.
Burada özleyeceğim o kadar çok şey var ki… Düşündükçe hüzünleniyorum. Vedaları hiç sevemedim.
Ama işte, hepimiz için Groningen’e veda zamanı...

Şimdi, bu yazdıklarımın cheesecake ile ne ilgisi var diye soruyorsunuz değil mi? 😊

Bu tarif, ayrılığın o nahoş ve ekşimsi tadını, frambuazın yardımıyla damaklarda tatlı bir hatıraya dönüştürmek için yapıldı.
Siz de aynı tadı sevdiklerinizle paylaşmak isterseniz, tarifin detayları aşağıda.


🍰 Malzemeler

Tabanı için:

  • 2 paket çekilmiş bisküvi

  • 2 çorba kaşığı tereyağı (eritilmiş)

Kreması için:

  • 500 gr mascarpone (ya da labne)

  • 200 gr süt kreması (Groningen’deyseniz “slagroom”)

  • 1 su bardağı şeker

  • 1 çorba kaşığı un

  • 1 çorba kaşığı nişasta

  • 2 yumurta

Sosu için:

  • 300 gr frambuaz

  • 2 çorba kaşığı nişasta

  • 1 su bardağı su

  • 2 yemek kaşığı şeker


🧁 Yapılışı

Tarifi muffin kalıplarında porsiyonluk olarak hazırladım. Bu ölçülerle yaklaşık 24 adet çıkıyor.

Öncelikle muffin kalıplarının içine muffin kâğıtlarını yerleştirin.
Çekilmiş bisküviyi eritilmiş tereyağı ile iyice karıştırın, karışımdan birer kaşık alarak kalıplara paylaştırın.
Bir çay bardağının tabanı ile bastırarak düzleştirin ve dolaba kaldırın.

Ayrı bir kapta mascarpone ile kremayı mikserle çırpın. Kıvam koyulaşmaya başlayınca şekeri ekleyin ve çırpmaya devam edin. Ardından un ve nişastayı ekleyip iyice karıştırın.
Son olarak yumurtaları ilave edin ve çırpma teliyle sadece karışıncaya kadar hafifçe çırpın.

Hazırladığınız karışımdan her muffin kalıbına yaklaşık 2 yemek kaşığı olacak şekilde dökün.
160 dereceye ayarladığınız fırında pişirin. Cheesecake’ler fırında kabaracak, fakat soğudukça ortaları çökecektir — endişelenmeyin, bu normal.

Onlar soğurken siz de sosu hazırlayabilirsiniz.
Bir tencereye frambuaz, nişasta, şeker ve suyu ekleyip karıştırarak pişirin.
Biraz soğuduktan sonra bir süzgeçten geçirin ve cheesecake’lerin ortalarına paylaştırın.

Buzdolabında bir gün dinlendirip kıvam almasını bekleyin.
Ve işte... Ayrılık zamanı geldiğinde, soğuk soğuk ikram edebileceğiniz bir tatlı hazır!

Her ne kadar vedalar için yazılmış bir tarif olsa da, kavuşmalara da çok yakışacağını düşünüyorum. 💕

Deneyenlere şimdiden afiyet olsun!

3 Şubat 2018 Cumartesi

2219 Ara Rapor Latex Formatı






Zaman nasıl da geçiyor değil mi? Groningen'deki altıncı ayımız dolmak üzereyken TÜBİTAK'a ara rapor verme zamanı geldi çattı. Raporun nasıl yazılacağı ile ilgili belgeler zaten 2219 Bursiyer sayfasında mevcut. Ancak bildiğiniz üzere formlar word formatında verilmiş durumda. Ancak matematik yazarken latex bazılarımız için çok daha kullanışlı oluyor. En azından benim için öyle. O formata uygun Latex dosyası oluşturdum  ve Latex tercih edecekler için bunu buraya bırakıyorum ki isteyen tekrar uğraşmak zorunda kalmadan kullanabilsin. Bu vesile ile hepinize bir merhaba deyip kaçıyorum. En kısa zamanda tekrar yazabilmek dileğiyle...

10 Aralık 2017 Pazar

Akran zorbalıklarından biri : Sosyal dışlanma

   

 Sosyal dışlanma deyince aklınıza ne geliyor? Yabancı olmaktan kaynaklı bir dışlanma mı? Bahsetmek istediğim daha çok çocuklar arasında yaşanan, zorbalık türlerinden biri. Peki neden benim gündemimde böyle bir konu var derseniz nedeni kızımın bu tür bir davranışa maruz kalması. Farklılıkların doğal olduğu bir yerde bile buna rastlamak mümkün. Bazı çocuklar mizaçları gereği, bazıları ise ailelerinin onlara karşı tutumundan kaynaklı olarak böyle bir tutum geliştiriyor bence.  Sınıfındaki kızlardan birisi Şimal ile oynamak istemiyor. Olabilir, herkes herkes ile oynamak zorunda değil ama başkalarının da oynamasına engel oluyorsa, işte o zaman bu bir sorun haline geliyor. Peki  bu konuda çocuğumuza nasıl yardım edebiliriz diye düşünüp bir kaç yazı okudum.
       Okuduklarımı özetlersem: Sosyal dışlanma özellikle kızlar arasında yaygın bir durum ve böyle bir davranışa maruz kalan çocuğun kendine olan güveni zarar görüyor. Acaba bende bir kusur mu var, ben sevilmeyecek biri miyim gibi hislere kapılabiliyor. Akranları tarafından dışlanan çocuğu ailesi koşulsuz kabul etmeli, sevmeli ve ayrıca iletişim kurma yeteneklerini geliştirmesine yardımcı olmalıdır, Bu durum okulda yaşanıyorsa öğretmen ile iletişime geçilmelidir. Öğretmenin diğer çocukların zorbalıklarından haberi olmayabilir. Ayrıca öğretmeni ile konuşarak onun akranları ile ilişkilerinde neler gözlemlediği konusunda bilgi almak da faydalı olabilir. Öğretmenin dışlanan çocuğa sınıf içinde bir takım görevler vererek onun statüsünü artırması arkadaşları arasında kabul görmesini kolaylaştırabilir, diyor uzmanlar.
         Peki biz ne yaptık, sorunu nasıl çözdük derseniz aslında sorun bana geldiğinde çözülmüştü bile. Çünkü sınıf arkadaşlarından bazıları bu durumdan rahatsız olup aileleri ile konuşmuş. O velilerden biri de sınıf öğretmeni ile iletişime geçip çocukla öğretmenin konuşmasını rica etmiş. Ben öğretmen ile konuştuğumda öğretmen gerekli konuşmayı yapmış ve ilişkiler rayına girmeye başlamıştı.
      Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum: Aslında bizim düşündüğümüzden daha fazla bu tür olaylara maruz kalıyor çocuklar ve bu da bir tür şiddet. Kötü olan ise zorbalığı gören çocuğun ailesi ile zorbalığı yapan çocuğun ailesinin davranışı yorumlayışının farklı olması. Oysa aile zorbalığı zorbalık olarak görmediği sürece bu sorunu çözmek için de adım atmayacaktır. Bu da ilerde daha büyük sorunlara yol açabilir. O halde her türlü zorbalığın uzağımızda olduğu, sorunların görmezden gelinerek çözülemeyeceği gerçeğini  aklımızda tutacağımız çözüm odaklı, sağ duyulu, sağlıklı ve mutlu günler hepimize... 

5 Kasım 2017 Pazar

Çocuklar için İngilizce Öğrenmeye Yardımcı Youtube Kanalları



Merhabalar,
Şimal Deniz Groningen'de uluslararası bir okula gidiyor. Okulda İngilizce'yi 3. ve hatta 4. dili olarak öğrenen çocuklar var. Yeni gelenlerin bazıları tıpkı Şimal Deniz gibi çok az ya da hiç İngilizce bilmiyor. Bu nedenle seviyelerine göre hafta da en fazla 4 gün olmak üzere "English As an Additional Language"  yani EAL dersi alıyorlar. Bu dersin öğretmeni bu konuda özel eğitim almış. Okul başladıktan 2 hafta kadar bizi çağırıp kendi dilimiz ile ilgili bilgi aldı. Çünkü 2. bir dil öğrenen bireyin mutlaka kendi dilini iyi bilmesi ve öğrenirken eğlenmesi gerekiyormuş. Ayrıca okul online bir sisteme üye :Learning village. Bu siteye paralel olarak dersler görüyorlar. Ek olarak öğretmen toplantıda bize İngilizce eğitimi ile ilgili eğitici youtube kanalları listesi verdi. Uzmanından aldığımız bu listeyi aşağıya ekliyorum. Belki siz de çocuklarınıza izletmek istersiniz. Mutlu haftalar...



3 Ekim 2017 Salı

Hollanda'da bir takım günlük meseleler



Bu kadar kısa sürede yeni bir yazı daha…
“Mesele ne yine?” demeyin, dedim ya, bir takım günlük meseleler.
Nedir bu meseleler derseniz, açıklayayım.

Geldiniz, yerleştiniz. Yiyecek ve temizlik malzemeleri nereden alınmalı, alışveriş nereden yapılsa uygun olur acaba diye soruyorsunuz kendinize. Zamanla deneye yanıla öğreneceksiniz ama ben öğrendiklerimi sizinle paylaşayım ki çok denemenize gerek kalmasın.

Bir kere bilmeniz gereken temel bilgilerden biri, burada istediğiniz saatte açık market bulamayacağınızdır. Birkaç istisna hariç çoğu pazar günü çalışmıyor ve hatta akşam 6’dan sonra da açık değiller. Pazar çalışanlar da saat 12 gibi açılıyorlar. Neyse ki biz şanslıyız; çok yakınımızda, buranın en büyük market zincirlerinden biri olan Albert Heijn’in büyük bir mağazası var ve akşam 22.00’ye kadar açık oluyor. Ama uygun bir market sayılmaz. Sebzeleri fena değil, indirimleri takip etmeniz gerek.

Burada yoğurt Türkiye’deki gibi değil. Almanız gereken yoğurt “Türk yoğurdu” ya da “Yunan yoğurdu” olmalı. Ama onlar da süzme yoğurt kıvamında, bilginize. Ya da alıp kendiniz mayalayabilirsiniz.

Bunun dışında Lidl var; fiyat olarak en uygun marketler arasında sayılıyor. Gerçekten de fena değil fiyatları. Bizdeki BİM’lere benziyor.

Şimal’e boya kalemi alacaktım ve burada yaşayan bir arkadaşıma sordum, neresi uygun olur diye. Action adlı bir mağazadan söz etti. Gerçekten de diğer ikisinden çok çok uygun. Temizlik, mutfak gereçleri, kırtasiye ve hatta “kendin yap” malzemeleri gibi birçok ürün var ve çok uygun. Yakınınızda varsa mutlaka bakın derim. Ama burada sebze falan satılmıyor.

Türkiye’den farklı bir diğer mesele de ilaç meselesi. Burada bazı ilaçlar eczane dışında dükkânlarda satılıyor. Mesela burun spreyi gibi bir ürünü bu dükkânlardan alabiliyorsunuz. Makyaj malzemeleri ya da saç boyası gibi ürünleri de buralardan alıyorsunuz. Mesela Kruidvat ve Etos bunlardan. Özellikle Kruidvat’ta indirimli ev eşyaları oluyor. Mesela 9 Euro’ya ütü bulabiliyorsunuz.

Çocuğu olanlar için de Kruidvat’ın çocuk bezi “en iyi bez” seçilmiş ve ayrıca uygun fiyatlı. Ben Helin’e Prima kullanıyordum ama burada pahalı olduğu için tercihimiz Kruidvat’ın bezi oldu ve sorun yaşamadık.

Tabii en önemli meselelerden birini unuttum. Bazı malzemeleri bulmak için Türk marketlerini de ziyaret etmeniz gerekli. Ben burada “Nazar” adlı bir markete gidiyorum. Özellikle sebze burada daha ucuz. Mesela salatalığın 400 gramı Albert Heijn’de 3 Euro iken Türk markette kilosunu 2 Euro’ya bulabilirsiniz.

Sonra bir de peynir meselesi var. Hollanda peynir memleketi olsa da, ağız tadınıza uygun bir peynir bulamayabilirsiniz. Bu konuda tavsiye edilen marka yine bir Yunan markası olan Dodoni Feta ve Lidl’de “salata peyniri” olarak satılan Yunan peynirleri uygun ve lezzetli. Türk markalı olanlarda bile aynı tadı alamıyormuşsunuz. Nedeni ise Türk peynirleri Avrupa Birliği koşullarında üretilince aynı tadı vermemesi.

Eğer yufka alacaksanız, büyük bir hayal kırıklığına hazır olun. Sert ve kalın yufkalar var. Açmayı öğrenirseniz iyi olabilir. Bir de salça severseniz, bunu da Türk marketlerde bulabilirsiniz. Diğer marketlerde bizim kullandığımız salçayı görmedim; sadece soslar var.

Ayrıca burada birçok devlet işi posta yoluyla yapılıyor. Mesela çocukların aşısı ile ilgili bilgi istediler, postayı nereden atacaksınız bilmiyorsunuz. Bunun için ben “Bruna” adında, aynı zamanda kırtasiye malzemeleri de satan bir mağazaya gidiyorum. Postanızı oradan atabilirsiniz.

Neyse, şimdilik bu kadar. Hepinize mutlu günler…

1 Ekim 2017 Pazar

Groningen'de Egitim






Şimal Deniz okuluna başladı. İlk gün, ilk dakikalarda yaşadığı ürkeklik dışında okulu sevdi. Dili yetersiz olmasına rağmen okula gitmekte isteksiz değil.

Sınıfı 20 kişilik ve uluslararası bir okul. Amerika, Yunanistan, Finlandiya, İtalya, Suriye, Endonezya ve daha birçok farklı ülkeden arkadaşları var. Sınıfta iki temel öğretmen dışında bilgisayar, müzik ve jimnastik gibi derslerde branş öğretmenleri de mevcut.

Sınıflar aydınlık, boydan boya camlı ve çocuklar masaların etrafında grup hâlinde oturuyor. Tüm kitaplar, defterler ve bazı temel malzemeler okul tarafından verildi. Şimal’in İngilizcesi yetersiz olduğu için ona ekstra İngilizce dersleri veren bir öğretmen de var.

İlk hafta okula gelen tüm yeni veliler için bir toplantı düzenlenip okul ve bazı öğretmenler tanıtıldı. İkinci hafta ise sınıf öğretmeni toplantı yaparak dönem içinde işlenecek konular hakkında bilgi verdi. Ayrıca dönem içinde yapılacak sınavlar ve çocuğunuzla ilgili genel durum değerlendirmesi için Kasım ayı sonunda her veliye ayrı ayrı randevular oluşturuldu.

Burada da “sınıf annesi” uygulaması var. Sınıf annesi, öğretmenle veliler arasındaki iletişimi sağlıyor. Ders saatleri haftada bir gün öğleye kadar sürüyor; onun dışında bizdeki tam gün okul sistemiyle aynı şekilde düzenlenmiş.

Sabahları çoğu kişi çocuğunu bisikletle okula bırakıyor. Bazı büyük çocuklar ise kendileri geliyor. “Yağmurda nasıl oluyor acaba?” diyordum ama burada yağmur çamur demeden bisikletli hayat devam ediyor. Büyük, küçük, yaşlı, takım elbiseli, elbiseli demeden herkes bisiklete biniyor. Türkiye’de ben Şimal’i 500 metre mesafeye yürüyerek göndermeye cesaret edemiyorum ama Şimal’in bazı arkadaşları okula bisikletle ve tek başına 30 dakikalık yoldan geliyor.

Tabii burada bir fark var: Adımınızı yaya geçidine attığınız anda arabalar duruyor. Bisiklet yolları ve trafik işaretleri tamamen ayrı. Yaşam buna uygun şekilde düzenlenmiş.

Helin’e gelince… Helin için birçok kreşe yazılmıştım ama aylık fiyatlar 1600 Euro civarında olunca ümidimi kesmiştim. Neyse ki “bir bilen arkadaş” her zaman iyi oluyor. Burada “peuterspeelzaal” yani oyun grubu diye bir sistem var. Çocuğunuzu haftada iki gün, öğleden önce ya da öğleden sonra götürebiliyorsunuz. Fiyatı da gelirinize göre belirleniyor. Aylık 30-40 Euro, hatta belki daha az ödeyerek biraz da olsa dinlenme imkânınız oluyor. Helin de oraya başlayacak.

Groningen’de https://sksg.nl/ ve https://www.kidsfirst.nl/ adında iki büyük kurum var. Bunlardan size en yakın olanı gidip ziyaret edebilirsiniz. Biz 2-3 tane randevu alıp gezdik. Bakalım orada nasıl bir deneyim yaşayacağız.

Şimdilik bu kadar. Ancak burada var olan sistem ile Türkiye’deki sistem arasındaki farklılıkları, fırsat buldukça ve yeni şeylerle karşılaştıkça sizinle paylaşacağım. PISA araştırmalarına göre öğrenci mutluluğu açısından biz son sıralarda yer alırken Hollanda ilk sıralarda. Bu mutluluğun kaynağını yaşayarak göreceğiz umarım.

Her bakımdan mutlu olacağımız günler diliyorum…
Sevgiyle kalın.


9 Eylül 2017 Cumartesi

Hollanda Aşılama Sistemi ve Doktor Kaydı


Bir önceki yazımda, eve bir mektup geldiğini ve çocukların aşı kartı varsa bunun İngilizce çevirisi yapılmış fotokopisini, mektubun içinden çıkan zarfla geri göndermemizin istendiğini yazmıştım. Çevirmene çevirtmek pahalı olacağından, gelen zarfa aşı kartlarının fotokopisini koydum ve fotokopinin üzerine bizdeki aşıların İngilizcelerini yazdığım yapışkanlı bir not ekledim.

Bugün bu konuyla ilgili yeni bir zarf aldık. Gönderdiğim aşı bilgilerinden bir aşı kartı oluşturulmuş ve eksik olan aşılar için yapılacak aşıların yazılı olduğu kartlar eklenmiş. Şimal’in aşılarından bazıları yapılmış olmasına rağmen sistemde düzgün kaydedilmemiş, ancak GGD (The Community Health Service) ya da JGZ (Youth and Family Center)doktoruyla iletişime geçerek düzeltme yapılabiliyormuş.

Burada Türkiye aşı programında olmayan “MenC” isimli bir aşı var. Bununla ilgili şöyle bir yazı okudum: Gelen yazıdan anladığım kadarıyla bu aşı mecburi değil. Yaptırmak isterseniz ücretsiz olarak uygulanıyor. Bizim kızlarda da sadece bu aşı eksik.

Bunun dışında, GGD’den bir hemşirenin ev ziyareti yaptığını da daha önce yazmıştım. Oradan da bir mektup aldık. Bu mektubun içinde, 0-4 yaş arası çocuk gelişimi ile ilgili detaylı bir kitap göndermişler. Ayrıca Helin için bir hemşire ve doktor ismi ile, bir ay sonrasına düzenlenmiş bir randevu bilgisi kitapta yer alan ilgili bölüme yazılmıştı.

Bu arada doktor kaydımızı da yaptırdık. Burada öyle “ben hastayım” deyip hemen hastaneye gidemiyorsunuz. Öncelikle bulunduğunuz bölgede bir aile doktoruna (huisarts) kayıt olmanız gerekiyor. Ben de yan komşuma hangi “huisartsen”in bize uygun olacağını ve hangi doktoru tavsiye ettiklerini sordum. Daha sonra gidip hangi belgelerin gerekli olduğunu öğrendim.

Öncelikle bir form verdiler, bu formu doldurduk. Formu teslim ettiğinizde yanınızda kayıt için pasaport (ya da ID kartı gibi kimlik belgesi), sağlık sigortası bilgileri ve BSN numaranız gerekiyor. Sonunda kayıt işlemlerimiz tamamlandı. İnşallah ihtiyaç olmaz ama gerektiğinde randevu sistemiyle çalışıyorlarmış. Böylece sağlık konusundaki işlemlerimiz de tamamlanmış oldu.

En kısa zamanda eğitimle ilgili bir yazı paylaşacağım.
Sağlıklı günler dilerim.

Not: Doktor kaydı sırasında eczanenizi de soruyorlar. Bir eczaneye kayıt olmanız gerekli, ancak zorunlu değil. İsterseniz ilk ilaç aldığınızda kayıt işlemini yaptırabiliyorsunuz.

28 Ağustos 2017 Pazartesi

Groningen'de ilk günler



Yeni bir yer, yeni bir düzen. Türkiye'de alıştığımız bazı şeyler burada farklı. Mesela ne mi? Anlatayım: Geldiğimiz gün önce markete gittik,  bir şeyler almak lazım. Aldık, geldik kasaya. Poşet ya da çanta alırsanız ücretli. Hatta normal dükkanlarda da ücretsiz vermek yasakmış. Ya çantanızı yanınızda götüreceksiniz ya da alacaksınız. İlk gün bir tane edindik ve onu kullanıyoruz. Bu şekilde doğada yok olması çok uzun zaman alan poşetleri daha az kullanmış oluyoruz. Doğaya ve ekonomiye katkı sağlanıyor ve alışınca da insan ne çok poşet tüketiyoruz Türkiye'de demekten kendini alamıyor.

İkinci farklılık çöp konusunda. Çöpünüzü götürüp istediğiniz yere atamıyorsunuz. Bir kartınız oluyor, üzerinde yazan numaranın olduğu çöp kutusuna onu okutarak açıp çöplerinizi atıyorsunuz. Çöpler cam, kağıt ve genel olarak ayrılıyor. Genel çöpler için gri renkli konteynerler var. Cam ve kağıt için ise sarı ve mavi renkli ve tekstil için de pembe renkli konteynır mevcut, inşaat atıkları için de özel yerler varmış. Gidip oraya verme hakkınız varmış ama yılda üç kereden fazla olursa ücrete tabi anladığım kadarıyla. http://fleximap.groningen.nl/gnmaps/containers/ websitesinde 'Zoeken'e tıklayıp adres bilgilerini girerek çöp atacağınız konteynırları görmeniz mümkün.
 Eğer kira sözleşmesini her şey dahil yapmadıysanız bazı vergi ödemeleri yapmanız gerekiyor. Çöp vergisi, kanalizasyon vergisi ve su vergisi gibi.  Ayrıca gaz ve elektrik için düzenli her ay belirli ödeme yapılıyor.  Yıl sonunda fazla harcama yaptıysanız ekstra para ödüyormuşsunuz. Eğer az ise de fazla ödediğinizi geri alıyormuşsunuz. Su ödemeleri de benzer şekilde. Su oldukça temiz ve musluktan su içebiliyor.
Bu arada buraya geldiğinizde gitmeniz gereken yerlerden biri "International Welcome Center North (IWCN)". Tabi randevu ile gidiliyor. Okul IWCN'ye haber veriyor onlarda mail ile sizden bazı belgeler istiyor ve asıllarını da yanınızda getirmenizi talep ediyor ve geliş tarihinize göre randevu oluşturuluyor. Bu ziyaret önemli çünkü  BSN denilen numarayı alıyorsunuz ki bir çok iş bu numara ile yapılıyor. Ayrıca oturma izni kartınızı da yine IWCN'den teslim alıyorsunuz. Burada yapılan işlem ile aslında belediyeye kayıt olmuş oluyorsunuz. Bu kayıt esnasında size en geç 4 ay içinde sağlık sigortası yapmanız gerektiği söyleniyor. Ama önce banka işlerini çözmelisiniz ki ödemeler kolay olsun.
BSN aldığınızda banka hesabı açabilirsiniz. Tabi oraya giderken de bazı belgeler götürmeniz gerekiyor. Bunların ne olacağı konusunda IWCN'den size verilecek olan kitapta bilgiler var. Ben BSN dışında, kira sözleşmemi, aldığım bursu gösteren belgeyi götürdüm ve sorunsuzca hesabımı açtırdım. Hesap açma işlemi sonrasında 5 iş günü içinde posta ile kartınız şifreniz gibi bilgiler ayrı ayrı gönderiliyor size.
Bu arada bir de okulun International Service Desk'i sizi randevu ile çağırıp onlar da bir takım broşürler veriyor size. Tabi orada ben sağlık sigortasını sordum. https://www.aonstudentinsurance.com/students/en/ bu adresten online olarak sağlık sigortası yaptırıyorsunuz. Sonrasında da doktor için ismi 'huisart' olan bir çeşit aile doktoruna kayıt olmanız gerekiyormuş. Bu kayıt işini yaptırmadık henüz. Detayları yazarım.
Önemli bir bilgi daha: Çocukla geliyorsanız aşı kartlarınızı getirmeyi unutmayın. Posta ile bir mektup geldi ve varsa bunların fotokopisi istendi. Ayrıca yine mektup ile haber verip eve bir hemşire gönderdiler. Aşılar tam mı bilgi almak için. Bu arada tüm yazışmalar Flemenkçe ama neyse ki google çeviri var. Bir de resmi işleri yapmak için DigiD almanız gerekiyor şu siteden https://digid.nl/aanvragen. Onun sayesinde bir çok resmi kurumla yazışmanız mümkün. tabi almak için BSN numaranız olmalı.
Okul meselesi ile ilgili ayrıca yazacağım sanırım. Şimdilik bu kadar. İlk gözüme çarpan farklılıklar bunlar. Yakında tekrar görüşmek dileğiyle. Groningen'den sevgiler...







15 Ağustos 2017 Salı

İstanbul'dan Groningen'e Gidiş




Türkiye'den ayrılmadan önce telefon tarifelerinin değiştirilip, Türkiye'de yapılması gereken banka işlemlerinde sorun yaşanmaması için bankalara haber verilmesi, kullanılmayacak hizmetlerin kapatılması derken Groningen'e vardık. Peki 5 valiz, 3 sırt çantası ve 2 çocuklu yolculuk nasıl geçti diye merak edenler için yazayım. Uçak Amsterdam'a ineceği için Amsterdam'dan Groningen'e tren ile gitmemiz gerekti. Kötü olan ise bu hatta bir tamirat olduğu için trende bir kez, sonrasında da otobüs ile olmak üzere 2 değişim ile Groningen Tren İstasyonu'na vardık. Oradan ise valiz çok olduğu için taksi ile eve geçtik. Nazancığımın tavsiyesi ile Groningen'e giderken bineceğimiz tren biletleri uygun olsun diye facebook grupları olduğunu öğrendim ve Easy Group Return Tickets - ALL stations & routes - DUTCH BANK or PAYPAL grubundan Sreehari Tamraparani isimli kişiden bileti aldım. Daha doğrusu benim Hollanda'da hesabım olmadığı için arkadaşım benim için aldı. Ancak biletler gece geç vakitte gönderildiği için biletlerin çıktısını almadan uçağa bindik. Amsterdam'a inince biletlerin çıktısını almamamız gerektiğini öğrendik ama nerede çıktı alacağımızı bulmak zor oldu. Servis point yazan bir yerden tanesi 3.5 eurodan çıktı aldık. Ancak sonradan öğrendim ki  şu uygulama da aynı işi görüyormuş: http://www.ns.nl/en/travel-information/ns-on-your-mobile/travel-planner-xtra.html. Yani çıktı almaya gerek yokmuş. Yazarken kısa ama yaşarken uzun geçen yolcuğumuz sonunda yeni evimize sağ salim vardık. Peki Groningen'deki yaşam nasıl merak ediyor musunuz? Bir sonraki yazıyı bekleyin derim. Sevgiler...

Not: Biz bilet alırken sorun yaşamadık ama biz geldikten sonra bilet alma koşulları değiştirildi tren şirketi tarafından. Dolayısıyla yukarıdaki kişinin güvenilirliği konusunda da emin değilim artık. ama üzülmeyin. İki tane sayfa buldum her ay düzenli olarak hollanda genelinde biletlerde uygulanan indirimleri görüp en uygun olanı seçebilirsiniz. 

30 Temmuz 2017 Pazar

Hollanda 2219 "Kurumda yapılan işlemler ve TÜBİTAK burs başlatma belgeleri"

En kötüsü beklemek...Bu bekleyişte ki en endişe verici durum ailemin vizesinin benimle aynı anda çıkmaması ve bu nedenle aynı anda gidememekti. Diğer bir durum ise bu işlere ne kadar erken başlarsanız başlayın hep bürokratik işler nedeniyle gecikmeler yaşanması. Süreç sizin dışınızdaki değişkenlere de bağlı olduğu için müdahale edememek, hele de benim gibi son dakika işlerinden hoşlanmayan her şeyin vaktinden önce hazır olmasını tercih eden biri iseniz, bu süreç sıkıntılı geçiyor.
 Vize işlemleri için beklerken bu arada okulda yapmam gereken şeyler vardı. Devlet üniversitesinde çalıştığım için, TÜBİTAK kurumumdan görevlendirme yazısı istiyor. Bu görevlendirme yazısının çıkması en az bir ay sürdü. Bürokratik işlerde ne yazık ki durum bu. Bunu nasıl çıkardım derseniz ben bir dilekçe ile bölümüme başvurdum. Bölümde benim için üstte yazdı ve bir görevlendirme yazısı çıktı. Ücretli görevlendirildiğim için bir kefaletname düzenlenmesi gerekti. Kefaletnamedeki kefiller eğer devlet memuru olursa noter işlemini notere gitmenize gerek kalmadan dekanınız yapabiliyor. Bizim okulda böyle en azından ama TÜBİTAK için düzenlenecek olan kefaletnamenin noterde yapılması şart. Ben ayrıca görevlendirmemin ingilizce versiyonunu, içinde ne kadar maaş alacağımı belirtecek şekilde, yazdırıp çıkarttırdım ki gerekirse gelir olarak konsoloslukta gösterebileyim diye ama gerekmedi. Ancak ev tutarken ve bazı diğer işlerde bu belge gelirimi belgelemek için işime yaradı.  TÜBİTAK için hazırlanacak olan kefaletnameyi yaptırmakta ayrı bir macera oldu. Kadıköy'de notere gittik ama onlar TÜBİTAK'ın hazır gönderdiği ve içine sadece bilgilerimizin girilip düzenleyeceği kefaletnamenin uygun olmadığını bunu yapamayacaklarını,  kefillerim evli olduğu için ayrı bir belge gerektiğini ve bu işin bir gün süreceğini söyledi. Aslında adam işi yapmamak için her türlü engel teşkil eden şeyi sıraladı. Oradan çıkıp başka bir yere gittik hiç sorunsuz işler halledildi. ancak bu kefaletmane oldukça pahalı yapılıyor. Bursu alacağınız para cinsinin o günkü merkez kuruna bakıp bir işlem ücreti alıyorlar. Ben 575 TL ödedim. Sadece yazma parası 165 TL idi.  Hazırlıklı gidin notere. Bu yazdığım da gösteriyor ki bu işlere kalkışırken biraz birikmiş paranız olsa iyi olur.
Tüm bunlar hazırlanıp konsolosluktaki işlerimizde tamamlandıktan sonra TÜBİTAK'a burs başlatmak için bazı belgeler göndermeniz gerekiyor. Benim gitmeyi planladığım tarih Hollanda'dan ailem için gelecek belgelerin gecikmesi nedeni ile sarkınca görevlendirme tarihim ile gideceğim tarih arasında bir uyumsuzluk oldu. Görevlendirmeyi yenilemem uzun zaman alacaktı. Ancak okulda bu konularla ilgilenen kişi oldukça yardımcı oldu ve imdadıma şu yasa yetişti. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 78. Maddesinde " İzin bitiminde yol süresi hariç 15 gün içinde görevlerine dönerler." ifadesi gereğince yeni görevlendirme ile arada 10 günden az fark olacağı için okul görevlendirmesi yenilenmeden TÜBİTAK önceki görevlendirmem ile başvurumu kabul etti.
Bursunu başlatmak için ne yapmalısınız zaten size gelen yazıda oluyor ama ben yine de tekrar edeyim. Bursu hangi tarihler arasında kullanacağınızı ve banka bilgisini içeren imzalı bir dilekçe yazmalısınız. Dilekçenizde TC kimlik numaranızı da belirtmeyi unutmayın. Kefalet senedi ve kefiller için istenen belgeler, ayrıca "Uyulması gereken kurallar" başlıklı bir yazı var bunun çıktısını alıp her sayfayı paraflayıp son sayfada imzalamanız gereken yeri de imzalamayı unutmayınız. 
Uçak biletlerinizi almak için https://seyahat.tubitak.gov.tr adresinden form doldurmanız gerekiyor. Eşime de burs çıktığı için ikimiz adına  form doldurdum. Ayrıca kızlarımıza bilet alacağımız için TÜBİTAK'ın bizim biletlerimizi alacağı şirket bilgilerinden onları arayarak kızlar için de bilet aldık. Tabi işler gecikince bilet işi son dakikalara kaldı ve oldukça pahalıya geldi. 
Bürokratik engeller birer birer aşılırken önümüzde hazırlanması gereken valizler ve götürülmeye karar verilmesi gereken eşyaları seçmek işine geldik...Bir sonraki yazıda aşacağımız başka engelleri sizinle paylaşmak üzere, sevgiyle kalın...

28 Temmuz 2017 Cuma

İstanbul Hollanda Konsolosluğu'nda yapılacak işlemler

Uzun süreli oturum izni için ön başvurum kabul edilmiş, şimdi ailemin başvurusu ile beraber Hollanda konsolosluğundan randevu almam gerekiyor. Bunun için şu sayfadan bu link vasıtasıyla randevu almanız gerekiyor. Giderken size mail ile gönderilen MVV Başvuru Formunu doldurmanız gerekiyor. Formu prezi deki 5. aşamadaki açıklamalara göre doldurmam gerekiyormuş. Konsolosluktan randevuyu aşağıdaki link vasıtasıyla aldım.

Ailemin başvurusu benimkinden daha sonra geldiği için ben arada randevu alıp bekledim. Randevu tarihi yaklaşıp belgeler gelmeyince  de randevu tarihini değiştirdim ki çok beklemeyeyim. Belgeler geldiğinde randevumuz vardı ama arada girip kontrol ettim ve gördüm ki benim aldığım tarihten daha öncesindeki günler de açılmış ve böylece randevumuzu daha erken bir tarihe aldım.
Sabah erken saatlerde olan randevumuza gittik, eğer belgeleriniz tam ise 15-20 dakikada bitiyor işiniz. Ben MVV-study seçeneğinden aldım randevumuzu ve aşağıdaki belgeleri teslim ettik konsolosluğa:
  • Pasaportlar,
  • Pasaport fotokopileri,
  • Evlenme Kayıt Örneği (Nüfus Müdürlüğünden  alıp kaymakamlıkta apostil yaptırıyorsunuz.)
  • Çocuklar için uluslararası doğum belgesi (Bu da evlenme kayıt örneği ile aynı şekilde alınıyor nüfus müdürlüğünden)
  • Vize için uygun şekilde çektirilmiş 2 adet fotoğraf (her birimiz için)
  • MVV başvuru formu (herkes için bir tane doldurulmuş)
Parmak izlerimiz alındı ve işimiz bitti. 4 iş günü sonrasında da teslim alacağız. İsterseniz kargo ile de gönderiyorlarmış ama biz gecikme olmaması için kendimiz almayı tercih ettik. Aşağıdaki belgelerden durumunuza uygun olanları yanınızda götürmeniz gerekiyor. Bana gelen maili tam olarak ekliyorum belki bekarsınız, belki 15 yaşından büyük çocuğunuz var, farklı durumlarda farklı belgeler gerekiyor. Zaten size benzer bir mail gelecek ama belgeler gelmeden önce fikir sahibi olursanız bazılarını hazırlamak için beklemezsiniz. Mesela doğum belgesi ve evlenme kayıt örneği gibi. Şimdiden işlerinizde kolaylıklar dilerim.

Konsolosluğa beraberinizde getirmeniz gereken belgeler:

Es ya da partner için mvv vize alacak olanlar;
- Randevunuzu MVV-long stay Turkish Nationals seceneginden alabilirsiniz.
-  Pasaport, (geçerlilik süresi en az 6 aylık olmalıdır), ilk veriliş tarihi  itibariyle 10 yılını doldurmuş pasaportlara işlem yapılmamaktadır.
-  Evli olanlar için: evlenme kayıt örneği (B formu)ve fotokopisi (Türkiye’de evlendiyseniz, nüfus müdürlüğünden alabilirsiniz).
-  Eşinizin /Partnerinizin Hollanda ve (varsa) Türk pasaportunun ön ve arka sayfalarının fotokopileri, Hollanda vatandaşlığı yok ise (süresi geçerli olan) oturum belgesinin ön ve arka sayfalarının fotokopileri.
-  Bekâr olanlar için: tercümesi yapılmış, noter onaylı ve apostil damgası olan nüfus kayıt örneği (kaymakamlıktan temin edebilirsiniz)
-  Her başvuru için, 1 adet MVV başvuru formu doldurulmalıdır (başvuru formları konsolosluğumuzda mevcuttur, bu formu web sitemizden de indirebilirsiniz:
-  Son halinizi yansıtan ( son 6 ay içerisinde çekilmiş) 2 adet vesikalık fotoğraf
- pasaportunuzun fotokopisi
Öğrenci iseniz veya iş sebebi ile gidecekseniz;
- Randevunuzu MVV-study seçeneğinden alabilirsiniz.
-  Pasaport, (geçerlilik süresi en az 6 aylık olmalıdır), ilk veriliş tarihi  itibariyle 10 yılını doldurmuş pasaportlara işlem yapılmamaktadır.
-  Her başvuru için, 1 adet MVV başvuru formu doldurulmalıdır(başvuru formları konsolosluğumuzda mevcuttur, bu formu web sitemizden de indirebilirsiniz:
-  Son halinizi yansıtan ( son 6 ay içerisinde ) çekilmiş 2 adet vesikalık fotoğraf (detaylar icin bkz: https://www.government.nl/documents/leaflets/2015/01/21/photomatrix-guidelines-2007)
-pasaportunuzun fotokopisi
Reşit olmayan çocuğun anne/baba yanında ikameti
-  Pasaport, (geçerlilik süresi en az 6 aylık olmalıdır), ilk veriliş tarihi  itibariyle 10 yılını doldurmuş pasaportlara işlem yapılmamaktadır.
-  Ebeveynin Hollanda pasaportu fotokopisi (tüm yazılı ve damgalı sayfalar) / oturum kartı fotokopisi;
-  6 aydan eski tarihli olmayan orijinal uluslararası doğum belgesi (Formul A) ve fotokopisi;
-  Ebeveynleri evli olanlar için, evlenme kayıt örneği (B formu)ve fotokopisi (nüfus müdürlüğünden alabilirsiniz).
-  Eğer ebeveyniniz resmi nikâhlı değil ise veya başka bir ilişki/evlilik sonucu doğduysanız ebeveynin velayetiniz ile ilgili mahkeme kararını ibraz etmeniz gerekir. Eğer resmiyeti olmayan birliktelik sonucu doğduysanız, Türkiye’de kalan anne/babadan muvafakatname ibraz etmeniz gerekir. Bu belgenin yeminli tercümana tercüme ettirilmiş, (noter onaylı) ve kaymakamlık tarafından tasdik edilmiş (apostil damgalı) olması gerekir.
- Eğer 15 yaş ve üstü iseniz:
- Bekar olduğunuza dair, 6 aydan eski tarihli olmayan, yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ve kaymakamlık tarafından tasdik edilmiş ve apostil damgası olan orijinal nüfus kayıt örneği
- Kendi çocuklarınız üzerinde artık velayetinizin veya bakımla hükümlü olmadığını gösteren imzalı, tercüme edilmiş beyan (Bu beyan Konsoloslukta doldurulacaktır)
-  Her başvuru için, 1 adet MVV başvuru formu doldurulmalıdır (başvuru formları konsolosluğumuzda mevcuttur, bu formu web sitemizden de indirebilirsiniz:
-  Son halinizi yansıtan (son 6 ay içerisinde ) çekilmiş 2 adet vesikalık fotoğraf (detaylar icin bkz: https://www.government.nl/documents/leaflets/2015/01/21/photomatrix-guidelines-2007)
-pasaportunuzun fotokopisi
Gerektiğinde, Konsolosluk ek belge istemeye ve IND (Hollanda Göçmenlik Ofisi) tarafından verilen sonucun tekrar incelenmesini talep etme, bunun için dosyanızı IND’ye gönderme hakkına sahiptir.
Oturum vizeniz başvurduğunuz gün itibariyle 3 aylık olarak verilmektedir. Onayınızın çıktığı tarihten itibaren üç ay içerisinde vizenizi almanız gerekmektedir.
Hollanda'ya giriş yaptıktan sonra, en geç iki hafta içerisinde  bulunduğunuz bölgenin belediyesinde bulunan Hollanda Göçmenlik Ofisi IND gişesinde, kaydınızı yaptırıp oturum kartınızı almanız gerekmektedir.